WhatsApp
Disleksi

Disleksi

Özel Öğrenme Güçlüğü
Öğrenme güçlüğü merkezi sinir sisteminde yaşanan sorunlardan kaynaklandığı düşünülen dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ya da matematik yeteneklerinin kazanımında ve kullanımında önemli ölçüde güçlüklerle kendini gösteren heterojen bir grup bozukluğu içeren genel bir terimdir (Topbaş, 1998).
Öğrenme güçlüğü ve özel öğrenme güçlüğü kavramlarını birbirinden ayırt etmek gerekir. Öğrenme güçlüğü olan öğrenciler, öğrencinin yaşadığı zihinsel engeli, görme ve işitme gibi duyu organları özürleri, duygusal davranış bozuklukları ve bedensel yetersizlikleri nedeniyle öğrenemeyen öğrenciler değillerdir. Öğrencinin akademik alanlarda yaşadığı güçlüklerle birlikte; merkezi sinir sisteminde bozukluk ve bilişsel süreçlerde yetersizlik gözlenmelidir. Özel öğrenme güçlüğü olan öğrenciler, okuma, anlama ve dil kullanımında, yazma, dinleme, düşünme, konuşma veya matematiksel düşünme ve işlemsel beceri alanlarında düşük başarı gösteren ve bu alanlarda güçlüklere sahip olan öğrencilerdir (Bender, 2012; DSM-IV, 2000). Milli Eğitim Bakanlığı Özel Hizmet Yönetmeliği’ne göre özel öğrenme güçlüğü olan bireyler; dili yazılı ya da sözlü anlamak ve kullanabilmek için gerekli olan bilgi alma süreçlerinin birinde veya birkaçında ortaya çıkan ve dinleme, konuşma, okuma, yazma, heceleme, dikkat yoğunlaştırma ya da matematiksel işlemleri yapma güçlüğü nedeniyle özel eğitim ve destek eğitim hizmetine ihtiyacı olan birey olarak tanımlanmaktadır (MEB, 2006; s. 3). Ancak Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabında (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) belirtildiği üzere temel akademik becerilerin yanı sıra özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin temel sosyal ve bilişsel beceri alanlarında da güçlük yaşadığı gözlenmektedir (DSM-V, 2013). Bununla birlikte, özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin, özellikle kaygı, duygudurum ve iletişim bozuklukları yaşadıkları bilinmektedir (Morrisson, 2016).
Okuma Bozukluğu (Disleksi)
Boder, klinik bulgular temelinde halen yaygın kabul gören üç tip okuma bozukluğu saptamıştır.[1,3] Buna göre disfonetik okuma bozukluğu (harf-ses ilişkisi bozulur), diseidetik okuma bozukluğu (kelimeleri bir bütün halinde okuyamaz; harf harf okur veya hiç okuyamaz) ve bunların karışımından oluşan üçüncü tip okuma bozukluğu vardır. Disfonetik tipe işitsel disleksi de denir. Görsel-işitsel bağlantı yokluğunda görsel imge (harf) bir ses uyandırmaz ve grafem-fonem ilişkisi bozulur. Gelişimsel disfazisi (gelişimsel konuşma bozukluğu) olan çocuklarda bu tip bir disleksi gelişebilir. Diğer bir ismi, dilsel disleksidir. Diseidetik tip görsel disleksi olarak da bilinir. Disfonetik tipe göre daha seyrek olduğu (%5) sanılmaktadır. Bunun dışında pek çok model vardır ancak hiçbir model şimdilik disleksiyi tam olarak açıklayamamaktadır. Disleksili çocuklarda motor bozukluklar sıktır. Sol eldeki belirgin zayıflığın yanı sıra sağ el yavaşlığı dikkati çeker. Fakat yaş arttıkça ve motor performans görsel olarak desteklendikçe disleksisi olanlar bazı motor işlerde daha yetkin bulunmuştur. Disleksi, %39 dile ait sorunlarla, %37 artikülasyon ve görselmotor sorunlarla, %16 görsel-mekansal sorunlar ile ilişkilidir. Perspektiften yoksundurlar, bisiklet ya da saat resmi çizerken daha büyük sorunlar çıkabilirler. Yukarı-aşağı ve sağ-sol kavramlarını karıştırırlar. Disleksili çocukların %50-80’inde gelişimsel disfazik defektler saptanmıştır. Konuşmaya geç başlama, konuşmanın yavaş gelişmesi ve tam bir ifade yetisi kazanamaması, beceriksizlik ve ince motor hareketlerde kusurlar, el dominansının yerleşmesinde zorluk söz konusu olur. Dizi bellekte gecikme (alfabeyi, ayları, haftanın günlerini sayma gibi) ve görsel bellekte sıralama sorunları vardır. Disleksinin belli bir tedavisi yoktur. Yüksek zeka, sorunların erken tanınması, olumlu kişilik, yoğun eğitim ve öğretim, çevrenin teşvik edici olması önemlidir. Evde birden fazla dilin kullanılması dezavantaj olabilir. Sık okul değiştirme de önemli bir olumsuz etkendir. Yaşla birlikte okuma sorunları düzelir; fakat daima yaşıtlarının gerisinde kalırlar. Okumayı anlama sorunları daha değişken bir seyir gösterir. Akademik açıdan pek çoğu oldukça başarısızdır ama 8. sınıfa doğru okuduğunu anlama yetisi oldukça düzelir. Sözlü hikâye anlatmada ve sözlü sınavlarda daha başarılı olurlar. ikinci bir dil öğrenmelerinde sorun olabilir. Bütün bu handikaplara karşın zekâsı yüksek bir disleksili, bazı derslerde örneğin bilgisayar, grafik sanat ve sayıya dayalı alanlarda başarılı olabilir.[4]
Aritmetik Bozukluğu (Discalculi)
Diskalkuli, edinsel ya da gelişimsel serebral bir patolojiye bağlı olarak sayısal ilişkileri kavramada, hesaplamada, sayısal sembolleri görsel ve mental olarak tanıma, kullanma ve yazmada açığa çıkan defisitlere verilen isimdir.[5] Yapılan çalışmalar okuma sorununa göre daha nadir olduğunu (tüm okul çocuklarının %1 oranında) düşündürmektedir.[6] Bunun nedeni ya gözden kaçmasıdır ya da gerçekten daha seyrek olmasıdır. Diskalkuli olan çocuklar sayıları bozuk şekilli, sıklıkla yer değiştirmiş, ters dönmüş veya baş aşağı edilmiş şekilde yazarlar. Basit işlemleri yapamazlar, işlem sembolleri başta olmak üzere aritmetik sembolleri tanımazlar. Çok basamaklı sayıları okumada zorluk çekebilirler, çarpma bölme gibi işlemlerde sayıları uygun aralıklarla alt alta getiremezler. Çocuklarda başlıca iki tip bozukluk seçilir. Biri hesaplama, diğeri akıl yürütme alanındadır. Hesaplamada sayıları ters çevirme, sayı sırasını ters çevirme, işlemleri bozuk sıra ile yürütme, işlemleri yanlış yapma söz konusudur. Sayıları atlayabilirler ve sağlama yapamazlar. Akıl yürütmenin bozulduğu tipte dil sorunu da vardır; sözel problem çözme, komutları anlama ve sorunu akılda tutup bir plana göre adım adım çözme bozuktur. Ek olarak çocuk ve erişkinlerde mekânsal yeti sorunları görülür. Algısal, motor veya görsel-mekânsal hatırlamada sorunları vardır ve geometri için risk taşırlar. Seyrek olmayarak matematik sorunu olan çocukların diğer alanlarda da sorunu vardır. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan çocukların en sık başarısız oldukları ders matematiktir. Sözel olmayan öğrenme bozukluğunda da diskalkuli en sık rastlanan sorundur. Sayı sayma konusundaki sorunlar üç yaş civarında bile belli olabilir ancak altı yaşında sebat etmesi anormaldir. Müfredatta izlenen sıra bilişsel yetilerin kronobiyolojisi ile paraleldir. Önce toplama, çıkartma, sonra çarpma ve bölme öğretilir. En çok kesirli sayılar ve cebir başlayınca sorun açığa çıkar.
Yazılı Anlatım Bozukluğu (Disgrafi)
Disgrafi, yazma yeteneğinde gelişim gecikmesi ya da edinilmiş bir kayıptır. Yazı, en son kazanılan dilsel yeti olduğu için, dil bozukluklarında en çabuk kaybolan ve bozukluğu en kalıcı olan yetidir. Gelişimsel konuşma bozukluğu olan bir çocuğun okul döneminde tek sorunu disgrafi olabilir. Disgrafi salt motor bir sorun olarak motor işlev ve kontrol bozukluklarında özgül bir yer tutar ve ayrıca incelemeyi gerektirir. Bu durumda, yazının mekaniği bozulur; sıklıkla yanlış kalem tutma ve yanlış harf oluşturma seklindedir. Yazılı dilin sentaks ve semantiğindeki bozukluklara bağlı olarak disgrafi ortaya çıkabilir ve bu durumda disfazi veya mental rötardasyon altta yatan temel neden olabilir. Ayırıcı tanıda kısa dikkat aralığı ve dikkatin dağılması gibi dikkat sorunları, yeterince kendini verememe, okul fobisi ve rol yapma gibi psikiyatrik sorunlar yer alır. Çocuklarda disgrafinin çeşitli şekilleri vardır.

ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜKLERİNİN ORTAYA ÇIKMASININ NEDENLERİ
Özel öğrenme güçlüklerinin ortaya çıkma sıklığı, %1-%30 arasında değişir. Özel öğrenme güçlüğüne neden olan faktörler kesin olarak bilinmemekle birlikte şimdiye kadar elde edilen bilgilere göre:
1) Bu problem, kalıtsaldır. Ailedeki diğer bireylerde de görülebilir.
2) Kalıtsal nörolojik hastalıklarla ilişkisinin olabileceği düşünülmektedir.
3) Yakın akraba evlilikleri bu sorunun ortaya çıkma ihtimalini arttırır.
4) Hamilelik ve doğum sırasında geçirilen hastalık ve travmalar çocukta özel öğrenme güçlüğünün ortaya çıkmasını tetikler.
5) Hamilelikte yanlış ve bilinçsiz ilaç alınması alkol kullanılması, kan uyuşmazlığı, zamanından önce veya erken doğum, oksijen yetmezliği veya doğum ağırlığının düşük olması da bu problemin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir.
6) Doğum sonrasında ve erken çocukluk dönemlerindeki kafa travmaları, besin yetersizliği, zehirli maddeler (kurşun zehirlenmesi) öğrenme güçlüğüne neden olabilir (Koçkar).
7) Çocuğun geçirdiği kazalar ve ateşli hastalıklar da öğrenme bozukluğuna neden olabilmektedir. Özel öğrenme güçlüğü erkeklerde daha sık görülür. Bunun da nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Olası nedenlerin genetik, kalıtsal etmenler ve beyindeki yapısal, işlevsel farklar olduğundan bahsedilmektedir. Erkekler, merkezî sinir sisteminde hasar meydana getiren dış etmenlere daha yatkın görülmektedir. Prematürelik, yeni doğan ölümü ve ölü doğum gibi doğmalık anormallikler, erkek çocuklarda daha sıktır. X’e bağlı kalıtsal etmenler, erkeklerde fazladır.

ÇOCUKTA ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ BULUNDUĞU NASIL TESPİT EDİLİR?
Özel öğrenme güçlüğü daha çok, çocuk okula başladığında ve akademik becerileri kazanmakta başarısız olduğunda ortaya çıkar. Bu çocukların okul başarısı yaşıtlarına ve zekâlarına oranla düşüktür. Başarı durumu değişkendir. Yani bazı derslerde başarı, normal veya normal üstü iken, bazı derslerde düşüktür. Bu çocukların çeşitli dil becerilerindeki özelliklerini genel olarak şu şekilde sıralamak mümkündür:
Okuma Becerisi:
• Okuma hızı ne niteliği açısından yaşıtlarından geridir.
• Harf-ses uyumu gelişmemiştir, bazı harflerin seslerini öğrenemez.
• Harfin şekliyle sesini birleştiremez.
• Kelimeleri hecelerken ya da harflerine ayırırken zorlanır.
• Sınıf düzeyinde bir parçayı okuduğunda anlamakta zorlanır.
Yazma Becerisi:
• yaşıtlarına göre el yazısı okunaksız ve çirkindir.
• Sınıf düzeyine göre yazı yazması yavaştır.
• Tahtadaki yazıyı defterine çekerken ya da öğretmeninin okuduğunu yazarken zorlanır.
• Yazarken bazı harfleri, sayıları ve kelimeleri ters yazar, karıştırır.
• Yazarken bazı harfleri, heceleri atlar ya da harf ve hece ekler.
• Yazarken ya kelimeler arasında hiç boşluk bırakmaz ya da bir kelimeyi iki üç parçaya bölerek yazar.
• Sınıf düzeyine göre yapmaması gereken imlâ ve noktalama hataları yapar.
Sözel İfade Becerisi:
• Duygu ve düşüncelerini sözel olarak ifade etmekte zorlanır.
• Sınıfta sözel katılımı azdır.
• Bazı harflerin seslerini doğru olarak telâffuz edemez.
• Soyut kavramları anlamakta güçlük çeker.
• Serbest konuşurken düzgün cümleler kuramaz, heyecanlanır, takılır, şaşırır.
Motor Beceriler:
• Yazısı genellikle okunaksızdır.
• Harflere şeklini vermekte, harfi kapatmakta güçlük çeker.
• Kalemi uygun biçimde kavramakta güçlük çeker.
• Yaşıtlarına oranla çizgileri ve çizimleri kötü ve dalgalıdır.
Sıraya Koyma Becerisi:
• Dinlediği veya okuduğu bir öyküyü anlatması istendiğinde öykünün başını ve sonunu karıştırır.
• Günlerin, ayların ve mevsimlerin sırasını karıştırır.
• Alfabenin harflerinin sırasını karıştırır, sayı saymakta zorlanır.

Online Randevu Al

Online randevu alarak işlemlerinizin daha hızlı olmasını sağlayabilirsiniz. Önceden randevu alarak sıra beklemezsiniz.

Yukarı Çık