WhatsApp

Dil ve Konuşma Terapisi

Dil ve Konuşma Terapisi

Dil ve Konuşma Terapisi

KEKEMELİK
Kekemelik; yaşla uyumsuz olarak konuşmanın akıcılığı ve zamanlamasındaki bozukluk olarak tanımlanabilir. Kekemeliğin karakteristik özellikleri; ses ve hecelerin tekrarlanması, uzatılması, ses veya sözcüklerin arasında blok ya da duraksamaların yanı sıra konuşma sırasında eşlik eden yoğun anksiyetedir (1,2). Ayrıca grimas, tremor, göz kırpma davranışları da kekemeliğe eşlik edebilir (3,4). Kekemeliğin gelişimsel ve edinilmiş olarak iki alttipi vardır. En sık görülen formu gelişimseldir ve genellikle 2-7 yaşlarında ortaya çıkar ve %80 oranında kendiliğinden düzelmektedir (5). Edinilmiş kekemelik ise herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir ve en sık nedenleri; inme, ilaç yan etkileri, kafa travması, beyin tümörleri ve santral sinir sistemiyle ilgili durumlardır. Kekemeliğin genel toplumda görülme sıklığı yaklaşık %1 olarak bildirilmektedir (5). Bir kişide yaşam boyu kekemelik gelişme olasılığı %3-4’tür (6,7). Erkeklerde kızlara oranla 3-4 kat daha sık ortaya çıkmaktadır (8,9). Kekemeliğin nedenini açıklamaya yönelik ilk nörofizyolojik modellerden biri serebral baskınlık kuramıdır. Bu kuramda konuşmanın beyinde atipik lateralize olduğu, her iki hemisferde de temsil edildiği ve bu nedenle konuşma akıcılığının etkilendiği belirtilmiştir. Bu modele göre uygunsuz lateralizasyon konuşma kaslarına giden motor uyarıların merkezi senkronizasyonunun bozulmasına ve kas hareketlerinin yanlış zamanlamasına neden olarak konuşma akıcılığında bozulmaya yol açmaktadır (10).

Gecikmiş Dil
Erken çocukluk dönemindeki çocuklar 2 yaşına gelmelerine rağmen, sözel olmayan iletişim becerilerinde ve alıcı dil becerilerinde güçlük çekmezken, ifade edici dil becerilerinde gecikme görülmesi, çocuğun gecikmiş dil veya gecikmiş konuşma olarak adlandırılan gruba girdiğini gösterir. Gecikmiş dile sahip çocuklar şu özellikleri gösterebilir:
- Gecikmiş dile sahip çocukların sözcük dağarcıklarında 2 yaştan 3 yaşa kadar artış görülür. - Gecikmiş dile sahip çocukların çoğunda dilbilgisel gecikmeler okul öncesi çağına kadar devam eder. - Bu özellikleri gösteren çocukların çoğu 5-6 yaşına kadar normal dil becerilerine kavuşmuş gibi görünse de gecikmiş dile sahip çocuklar farklı dil bileşenlerini değerlendiren araçlar aracılığıyla değerlendirildiklerinde bazı ölçeklerden düşük skorlar elde ettikleri ve okulöncesi dönemde dilbilgisel gecikmeler göstermeye devam ettikleri görülmüştür. Orta sınıf sosyoekonomik düzeye sahip 2 yaş çocuk grubuyla yapılan bir çalışmada bu çocukların %10 ila %15’inin standart dil aşaması olan 2 sözcüklü birleşimleri üretmede başarısız olduğu ve bu sonucun gecikmiş dile sahip çocuklar için ortak bir olgu olduğu belirtilmiştir (51). Bununla birlikte okul çağı dil gelişimine ilişkin tekrarlanan çalışmalar, dil gecikmesi görülen çocukların okul çağına geldiklerinde normal dil gelişimine ulaştıkları düşünülse de detaylı dil değerlendirmeleri sonucunda bu çocukların özellikle sözcük dağarcığı ve anlatı gelişiminin yanında okumayı öğrenmede önemli rol oynayan fonolojik yeterlilik konularında da güçlük çektikleri görülmüştür.

ARTİKÜLASYON BOZUKLUĞU
“Artikülasyon (Söyleyiş) Bozuklukları”; dile ilişkin bağımsız ya da birleşik seslerin doğru ve anlaşılabilir biçimde çıkarılamamasını veya çocuğun bu seslerin ulanmasında yaşıtlarından çok fazla farklılık göstermesini ifade eden artikülâsyon bozuklukları olarak değerlendirilmektedir (6).
“Artikülasyon (Söyleyiş) Bozuklukları”, dört alt başlık bağlamında incelenebilmektedir;
Sesin Düşürülmesinden ya da Atlamalardan Kaynaklanan Eklemleme Bozuklukları:
Sesin düşürülmesinden ya da atlamadan kaynaklanan eklemleme bozuklukları; konuşma esnasında bir sözcüğü oluşturan seslerden bir ya da daha fazlasının atlanması şeklinde ortaya çıkabilmekte ve kişi, ifade etmek istediği sözcükten çok daha farklı bir sözcüğü telaffuz edebilmektedir (6).
Sesin Değiştirilmesinden ya da Yerine Konulmasından Kaynaklanan Eklemleme Bozuklukları:
Çocukların kelimenin başlangıç kısmında, son ile başlangıç arasındaki kısımda ya da sonunda çıkarılması kendisine zor gelen bir sesi, yer değiştirmek suretiyle sözcüğün başka bir yerinde çıkararak konuşması olarak ifade edilmektedir (6). Bu tür eklemleme bozuklukları, en sık görülen artikülâsyon bozuklukları olarak değerlendirilmektedir.
Ses Eklemeden Kaynaklanan Eklemleme Bozuklukları:
Sözcük içerisinde yer almayan bir sesin sözcüğe dâhil edilmesi ile yapılan bozuklukları ifade etmekte ve bu bozukluklar kapsamında, sözcük içerisindeki iki ünlünün arasına bir ünsüz yerleştirilmesi söz konusu olabilmektedir (6). Ses Bozulmasından Kaynaklanan Eklemleme Bozuklukları: Seslerin konuşma dilinde yer almayan, ama gerçeğine çok yakın bir başka ses olarak çıkartılmasını ifade etmektedir. Bu nedenle de ses bozulmasından kaynaklanan eklemleme bozukluklarında sesler doğru olarak tanımlayabilmekte ve dolayısıyla da konuşmanın anlamı karşı tarafa gereği gibi aktarılmayabilmektedir.
Eklemleme (Söyleyiş) Bozuklukları;
işitme ve konuşma organlarındaki yapısal bozukluklardan, dudak – damak yarıklarından, anne-baba ile çocuk arasında gereği gibi diyalog kurulmamasından vb. kaynaklanabilmektedir. Bu tür bozuklukların giderilebilmesi ya da en aza indirilebilmesi için ise çocuğun mutlaka konuşma terapisine alınması ve desteklenmesi gerekmektedir

Online Randevu Al

Online randevu alarak işlemlerinizin daha hızlı olmasını sağlayabilirsiniz. Önceden randevu alarak sıra beklemezsiniz.

Yukarı Çık